28 Aralık 2010 Salı

moving on..

Selamlar herkese! uzun zaman oldu evet,yaklaşık 1 hafta kadar ve en son post bir editoryalmiş,puf! milyonlara yazmasam da siz,yani beni izleyen 22 kişi (şimdilik) bu blogu haberdar olmak için takip ediyorsunuz.üşendim evet,özürlerim tonlarca.
ama o kadar yoğun bir haftaydı ki! bir kere zaten ofisten çıkmak büyük problem,işler aşırı yoğunlaştı.onun dışında kardeşimin doğumgünü,devam eden kursum ve okula gitmem gereken durumlar falan..bin parçaya bölündüm anlayacağınız.ama o aralar derelerde kendime küçük zamanlar ayırmayı başardım,hatta alışveriş yapıp kendimi sevindirdim bile.size daha önceki post'larımda bahsettiğim superga'lardan aldım mesela,istediğim rengi Beymen'de buldum ve hemen bir çiftini kucaklayıverdim:) İstinyePark H&M'e bir sefer ve alınan birkaç şey,ve tabii ki aylık dergiler,okunmak istenen kitaplar..O kadar dar zaman aralıklarında alabildim ki bunları,resmen acıdım kendime.İndirimdeki mağazalara henüz girebilmiş değilim,zaman lazım ve ay sonuna kadar ben benimkini çok idareli kullanmalıyım:)
Bunun dışında,bu aralar babamın bana verip de beni çok mutlu ettiği minik netbook ile bozdum kafayı,çok şeker ve her yere taşıyabildiğim için müthiş kullanışlı.Ben telefonu da,bilgisayarı da işimin gereği olarak profesyonel platformlarda kullanmıyorum,o yüzden temel tasarımlar yeterli oluyor bana,tıpkı bu cihaz gibi.Küçük oluşu ayrıca güzel:)
Yine hortlayan sınav korkularımı da unutmamak lazım..Final haftalarının başlaması beni korkutmuyor,en nihayetinde 2 dersim var,ama Toefl ve Delf beni ürkütüyor.Yapmak istediğim şeylere başlamamın anahtarı bunlar,umarım iyi sonuçlar alırım,umarım herkes alır.
Kışın gelmesiyle birlikte bende başlayan nazal ses tonlarıyla konuşmalar falan da geçen günlerime tuz biber ekti denebilir.Değişik fotoğraflarla dışa vurdum bu şikayetlerimi tabii:)
Ve son olarak,bazen 3 dilde konuşan kovanımda bu sefer tek dil bağıracak,çünkü yorgunum ve bana göre uzun da yazdım.Şu anda bunu çevirmek istemiyorum,belki sonra.o yüzden isteyen varsa,forza google translate! Hepinizi seviyorum,iyi geceler.
 Ps:Bu arada,Ocak Vogue'unu iyi okuyun,bana rastlayabilirsiniz:)


fransızca tam gaz. (:

ikinci evim gibi birşey sanırım,kanyon.

kış bir geliyor,bir gidiyor ben anlamadım.

pazar günü arkadaşım.
tu me manques,fulya la brune.
une petité princesse.


dikkatli bakın,ben de ordayım! i loooveee you,vogue.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

atış serbest!